| |
Şiirler
|
9 Sebep No: 0052 - 19.02.2010 - 16:19 |
Kum... No: 0089 - 19.02.2010 - 16:19 |
|
|
|
  |
| |
Seni Seviyordum... |

Seni Seviyordum...
Sana uzak kentlerden birinde
zamanın bir yerinde
seni ve senli günleri anımsattı
akşam güneşi
onca zamanın üstünde
eskimeyen bir düşüncesin şimdi.
insan her gün anımsar mı aynı gözleri?
seni seviyordum ve senin haberin yoktu
saçlarını izliyordum uzaktan
kulağının arkasına düşüşü ve burnun
herkesten başkaydı işte...
güldüğün zaman yukarıya bakardın
yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı
ne güzeldiler...
sen bilmiyordun, ben seni seviyordum
kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
duvarlara,vitrin camlarına,kaldırımlara çarpıyordu
geri dönüyordu çoğalarak.
senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum her şeyi
her şeyi erteleyişim oluyordun
kalp ağrısı oluyordun
birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun
mevsimler değişiyor ve büyüyorduk.
dönemeçler geçiyor
köprüler göze alıyor
ve bazen
tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk.
cesurduk
ufuk çizgisi maviydi
gün batımı hep turuncu
ve kırmızıydı bütün karanfiller
ben seni seviyordum, sen bilmiyordun.
sevinçlerim oluyordun ara sıra
sen hiç bilmiyordun
sonra her hangi biri oldun
bütün sevinçlerim bittikten sonra
yağmurlar yağdı serin haziran akşamları
derken bir gün, uzaktan gördüm seni
saçların bana inat
başın her şeye meydan oku
işte yine aynı...
kalbimi acıttın... her zamanki gibi...
değiştik sanıyordum
ve sen yine bilmiyordun.
şimdi bunu anlatsa sana birileri
kim bilir?
ya da boşver bilme en iyisi...
İclal Aydın
Her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konabilir
bir ayağı ötekilerden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
SENİN dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
içinde benzetmeler olan
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok.
uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi,
bütün mola sancıları,
bütün stabilize arkadaşlıklar,
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine
sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır
sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
Sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır
bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar
verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz
sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
Sana bakmak
Allaha inanmaktır. |
| Bu şiir 120 defa gösterildi. |
|
|
|
|
  |
|