25 Mayıs 2012, Cuma -  
  YENI ÜYELIK     ŞIFREMI UNUTTUM   Türkçe English 
Hostver Hosting Solutions
 Açılış Sayfam  Favorilere Ekle   RSS        
ANA SAYFA
   Online Oyunlar
Americastrikes Americastrikes
19.02.2010 - 16:17
Summer fun dressup Summer fun dressup
19.04.2010 - 03:32
Geekfighter Geekfighter
19.02.2010 - 16:17
Sexy Girls Slidi Sexy Girls Slidi
01.10.2010 - 02:31
Süper Kovalamaca Süper Kovalamaca
20.02.2010 - 11:52
   Şiirler
 Birisi
No: 0013 - 19.02.2010 - 16:19
 şiirin Gizemi Ezgidedir
No: 0128 - 06.11.2010 - 01:43
 Bayrak
No: 0142 - 06.11.2010 - 02:03
 9 Sebep
No: 0052 - 19.02.2010 - 16:19
 Bırakma ellerimi
No: 0100 - 20.04.2010 - 02:05
 Tümü   Yeni Şiir Ekle 
   E-Mail Listemiz
E-mail adresinizi ekleyin, sitemizdeki yeniliklerden ilk sizin haberiniz olsun!

Adınız Soyadınız:
E-mail adresiniz:
E-mail Ekle E-mail Çıkar
 

BU SİTE SATILIKTIR.
İLETİŞİM E-MAIL/MSN:
destek@hostver.com

    Türk ıslam ülküsü- ı / Bütün ... (Admin)       "kızıma Yaşam Koçluğu ... (ozlem)       Orta Karar Göğüs ıdeal! (ozlem)       "su ıçsem Yarıyor" Bahanesine ... (ozlem)       Genel Cilt Bakımı.... (ozlem)       Hangi Yiyecekler ... (ozlem)       Kırışıklıklar ıçin Doğal ... (ozlem)       Demet Akalın Hakkında Bilgi (Admin)       Gökhan Türkmen Hakkında Bilgi ... (Admin)       Borusan ıstanbul Filarmoni ... (Admin)         
   Lirik şiir ı


Lirik şiir ı

Çağdaş şiire ve en iyi temsilcilerine bir göz attığımız zaman, onun çok karmaşık yapıda karma bir hal aldığını kolaylıkla görürüz...



Lir doğaüstü bir ruh halini, ruhun şarkı söylediği, ağaç, kuş ve deniz gibi şarkı söylemek zorunda kaldığı yaşam yoğunluğunu anlatır. Matematiksel yöntemleri anımsatan bir yargılamayla (muhakemeyle) şöyle bir sonuca vardım. Şiiri tatlı saatleri düşündürdüğü için, lir sözcüğünü sürekli gözler önüne serdiği ve Lir Özellikle tatlı saatleri, ateşli bir tinsel canlılığı, hyperbolique2 insanı çağrıştırdığı için Banville kesinlikle liriktir ve şairin değeri de burdan kaynaklanıyor.

Gerçekten de, lirik bir duyumsama tarzı vardır. Doğadan en yoksun, boş zamanlardan en yoksun insanlar bile zaman zaman lirik izlenimlere tanık olmuşlardır. Bu izlenimler öylesine zengindir ki, ruh onlarla birden aydınlanır, ışığa kavuşur. Bu izlenimler öylesine canlıdır ki, ruh havalandığını duyumsar. Bu olağanüstü yüce anlarda, her iç varlık, daha yüksek bir bölgeye ulaşmak istercesine, hafifleyip genleşir, kanatlanır.

Demek ki, zorunlu olarak, lirik bir söyleme biçimi ve lirik bir dünya, lirik bir atmosfer, hepsi de Lir´den etkilenmiş manzaralar, erkekler, kadınlar ve hayvanlar var.

Lirik söyleme tarzının en çok sevdiği dil biçimleri hyperbole" ve apostrophe´tur*. Bu dil biçimleri doğal olarak canlılığın abartılmış halinden türerler ve bu nedenle de lirik anlatım için gereklidirler. Ruhun her lirik hali bizi, nesneleri özel ve ayrık (istisnai) görünümleriyle değil, temel, genel ve evrensel çizgiler içinde algılamaya zorlar. Lir, romanın bile bile başvurduğu tüm ayrıntılardan kaçar. Lirik ruh sentezler gibi büyük adımlar atar, romancının aklı ise analizden zevk alır. Şairin mitolojiler ve allegori´lerde nasıl bir rahatlık ve güzellik bulduğunu işte bu gözlem sayesinde anlarız. Mitoloji herkesin bildiği ve canlı bir hiyeroglifler sözlüğüdür. Onda manzara şekiller gibi hyperbolique (anlatımda abartmalı, aşırılığa kaçan) bir büyüye bürünür; dekor halini alır. Kadın yalnızca, Havva´nın ya da Venüs´ün güzelliği gibi yüce bir güzellikteki varlık değildir. Şair kadının gözlerini en üstün yansıtaçlara benzetiyorsa (yeri gelmişken burada Banvüle´in değerli taşlara karşı beğenisine değinelim), doğanın en güzel billurlarına benzetiyorsa, bunu, yalnızca onun gözlerinin arınmışlığını anlatmak için yapmıyor. Amaç, kadını, zihnin yüce bir dünya-daymış gibi tasarladığı bir güzellik türüyle süslemektir. Anımsıyorum, şiirlerinin üç ya da dört yerinde, kadınları eşi benzeri olmayan bir güzellikle donatmak için, şairimiz, başları çocuk başlarıdır der. İşte bu anlatımda özellikle lirik, yani insanüstü olana aşık bir deha türü vardır. Açıktır ki bu anlatım şu düşünceyi içerir: insan yüzlerinin en güzeli, yaşamın; tutku, öfke, günah, içsıkıntısı ve kaygının parlaklığını solduramadığı, yüzeyini kırıştıramadığı yüzdür. Her lirik şair, doğası gereği ve zorunlu olarak yitik Eden´e6 doğru dönüşü gerçekleştirir. Lirik dünyadaki insanlar, manzaralar, saraylar, her şey bir anlamda, olağanüstü bir şekilde onurlandırılmışlardır. Bir utku ve ışık karışımını betimlemek zorunda kaldığında, doğasının bükülmez mantığı gereği (ve inanın en küçük bir zevk almaksızın) şairin kaleminin altına gelen sözcüklerden biri bu onurlandırma sözcüğüdür. Ve eğer lirik şair kendinden söz etme olanağını bulursa, kendini, bir masaya eğilmiş korkunç kara işaretler çiziktiren, yerini bulmamış bir tümceyle boğuşan ya da kanıtlar düzeltmeniyle (musahhih) savaşan biri olarak, ölümünü, yoksul, hazin, düzensiz bir odada, çamaşırlarının altında, tahta bir sandıkta çürüyen biri olarak anlatmaz. Çünkü bunu yapmak yalan söylemek olurdu. Korkunç olurdu: Gerçeği, yani kendi doğasını yadsımak olurdu. Ölü şair nymphe´lerde7 iyi hizmetkârlar, huriler ve melekler bulamaz. Şair, ruhunu ancak yeşil Elysee´lerde3 ya da, batan güneşlerin yaptığı buhar mimarilerinden daha güzel ve daha derin saraylarda dinlendirebilir (...)

Ne kadar lirik olursa olsun, şair, eterli bölgelerden hiç inemez mi, çevredeki yaşamın akımını hiç duyumsamaz mı, yaşamın görünümünü, insansal hayvanın sürekli gülünçlüğünü, kadının iğrenç budalalığını vb. hiç göremez mi? diyeceksiniz... Bütün bunların ayrımındadır elbette! Yaşama inmesini bilir; ama inanın bunu da bir amaç uğruna yapar ve gerçek yasam yolculuğundan kendisine yararlı olanı bulup çıkarır. Çirkinlik ve budalalıktan yeni bir büyüleme türü doğurur. Yaptığı bu hokkabazlık bile elbette, abartılmış (hyperboilique) bir şeyler içerecek, aşırılık üzüntü ve acıyı yok edecek, ve yergi, şairin doğasının ürünü bir tansıkla, bütün kinini, tantanalı olduğu için masum bir kıvanç patlamasına dökecektir.

Ülküsel (ideal) şiirde bile Esin Perisi, aykırı davranmaksızın, canlılarla düşüp kalkabilir, haşır neşir olabilir. Her yerden yeni bir süs devşire-cektir. Onun tanrısal güzelliğine çağdaş bir yaldız, taslak halinde bir incelik, yeni (bir zamanlar kullanılan deyimle çarpıcı) bir canlılık katacaktır. Phedre9 Avrupa´nın en hassas zekalarını kendine hayran bıraktı; elbette ölümsüz Venüs istediği zaman Paris´i10 ziyaret edebilir, arabasını Luxembourg´un korularına indirebilir. Bütün bunlar belki de sizi kuşkuya düşürecek ve kendi kendinize, tarih yönünden bu uyumsuzluk (anachro-nisme)11 şairin belbağladığı kurallara, lirik inançlara ters düşmüyor mu? diyeceksiniz. Sonsuz içinde tarih uyuşmazlığı olabilir mi? (...)

Çağdaş şiire ve en iyi temsilcilerine bir göz attığımız zaman, onun çok karmaşık yapıda karma bir hal aldığını kolaylıkla görürüz, plastik deha, felsefi anlam, lirik coşku, alaycı espiri bir araya gelir ve sonsuz değişik dozlarda birbirine karışır. Çağdaş şiir aynı zamanda, hem resimden, müzikten, hem de, yontudan, arabesk sanattan, alaycı felsefeden ve çözümsel (analytique) düşünceden yararlanır, ve ne kadar mutlu ve ustaca düzenlenmiş olursa olsun, çeşitli sanatlardan alınmış bir inceliğin belirgin işaretleriyle birlikte sergiler kendini. Kimse de bunda bozulma belirtileri göremiyor, ancak benim bu yazıda üstünde durmak istediğim konu bu değil. Şunu söylemek istiyorum: şairlerimiz içinde, daha önce de belirttiğim gibi, katıksız, doğal ve bile bile lirik olan tek şair Banville´dir. Kuşkusuz amacına yeterli bulduğu ve çok uygun düştüğü için Banville eski şiirsel anlatıma dönmüştür.

Araçların seçimi konusunda söylediklerim, aşağı yukarı, konuların, temanın seçimi için doğrudur. Çağdaş sanatın, yani şiirin ve özellikle müziğin tek amacı, önüne sonsuz mutluluk tabloları sunarak, içine daldığımız korkunç tartışmalar ve savaşımlar yaşamıyla karşıtlıklar yaratarak, zihni büyülemek oldu.

Bethoven, insanın iç göğündeki bulutlar gibi yığılmış onulmaz melankoli ve umutsuzluk dünyalarını sarsmakla işe başladı. Romanda Maturin, Alfred ve Musset´nin iğrenççe taklit ettiği söz yığını ve boş sözlere rağmen şiirde Byron, anlatıştaki aşırı kısalığa ve özlülüğüne rağmen şiir ve çözümsel (analytique) romanda Poe tutkunun sövgülü yanını çok güzel sergilediler. Her insan yüreğine yerleşmiş olan gizli Lucifer´nin12 üstüne göz kamaştırıcı görkemli ışıklar saçtılar. Demek istediğim şu: çağdaş sanatın şeytansı bir eğilimi var. İnsanın kendi kendine açıklamaktan zevk aldığı bu cehennemi yanı günden güne artıyor. Sanki İblis, daha lezzetli bir besin hazırlamak için kümeslerinde insan türünü semirten bir besici gibi, yapay yöntemlerle bu cehennemi yanı sürekli büyütmekten zevk alıyor.

Theodore de Banville´e gelince, o, bu kan bataklıklarına, bu çamur uçurumlarına eğilmeye karşıdır. Eskil (antique) sanat gibi, yalnızca, güzel, kıvançlı, soylu, büyük ve ritmik olanı yazıyor. Yapıtlarında, sabtaat13 ezgilerinin uyumsuzlukları, tutarsızlıkları, alayın çığlıkları, yenilmişin öcü yoktur. Dizelerindeki her şeyde, şehvette bile bir tören ve masumluk havası var. Şiiri yalnızca bir özlem, bir nostalji değil, cennet haline isteyerek dönüşür. Bu bakımdan ona, en yürekli doğanın kökeni diyebiliriz. Tam bir şeytansı ya da romantik hava içinde, bir kargışlar konserinin ortasında, tanrıların iyiliğini şakıma ve yetkin bir klasik olma yürekliliğini gösteri. Burada kullandığım klasik sözcüğünün en soylu ve gerçekten tarihsel anlamıyla değerlendirilmesini isterim.



Charles Baudelaire

Çeviri: Erdoğan Alkan

 Şair:  İsimsiz
 Tarih:  06.11.2010 - 01:45
 Ekleyen:   Admin
 Kategori:  Dünya Edebiyatı/ Poetik Metinler
    0 Beğenmedim  Beğendim 0  Yazdır
 Bu şiir 225 defa gösterildi.
 Şairin diğer şiirleri
 Adımla nasıl berabersem
 Adsız çeşme
 Seni Seviyorum...
 Kalanım ol...
 Bayrak

        Tavsiye Et
Etiketler: lirik, şiir ,

Yorum Yazın:
  İsim (Zorunlu)
  E-mail Adresi (Zorunlu/Görünmez)
  
:Ü :) :D :O :P ;) :-# 8-| :( :S :$ :-| :@ 8o| :'( :Z :Ğ :A
 karakter kaldı. Yorum'a cevap eklendiğinde bilgi istiyorum.
   Etiketler
voleybolcular  bankalar  faturalarına  eşyaları  kanserinde  nehri  kaynaktan  jitem  kaptırdı  satıldı  elazığda  duranta  masasının  calamadum  atmak  dinlemişler  cihaner  takımlarımız  sorusuna  cezaları  neyle  gökbakardan  tutamadı  aslı gungor  internete  çözüldü  üretim  cim-boma  gsm  huntelaar  bölüm 1  yar diline  açıldı!  ölüm  verildi!  quaresmada  etkilemiş  ponpon  çocukları  alexte  ıqsu  kelime  kulaklı  aracını  mustafa!  çağrısı  havalimanı  molofotlu  tutuyor!  genel müdür  sezaryenle  almanın  çinden  yağmalandı  y.zelanda  tuncel  powerdvd  serdarı  iğneli  pamukkale  koruyor  sattılar  taraftaki  bahçesinde  babanin  görülüyor  skgden  başlıyor..  çelmesi!  boşlukları  şenlikleri  topuk  juveyi  tribünde  tribün 
 
   
Toplam Kayıt : 1,254
Toplam Kayıt : 531
Toplam Kayıt : 0
Toplam Kayıt : 32
Foto Galeri Video Galeri Seri İlanlar Kent Rehberi Anketler Site Haritası Künye İletişim
   Video Haber

Tornavidalı Sürücü Dehşeti (video)

TRT ekranında Olgun Şimşek şoku
Tümünü Göster ]
   Haber Foto Galeri

Hürrem Sultan´ı Böyle Görmediniz

Alkolün Sınırını Bilmeyenler
Tümünü Göster ]
   Videolar
Zuhal Topal Frikik  Zuhal Topal Frikik
Tv Programları
Yeşilçamın Erotik Güzeli Figen Han  Yeşilçamın Erotik Güzeli Figen Han
Tv Programları
Ezel 58. Bölüm Fragmanı  Ezel 58. Bölüm Fragmanı
Diziler
Kıraç - İstanbul Saklasın Bizi  Kıraç - İstanbul Saklasın Bizi
Diziler
Süper Yapıyo Adam Ya Bu Karpuzu Yemeye Kıya...  Süper Yapıyo Adam Ya Bu Karpuzu Yemeye Kıya...
Nasıl Yapılır
   Anketler
Sigara ıçiyor Musunuz?
Kategori: Sağlık
 Evet
 Hayır
 Sosyal İçiciyim

 4,813 katılım gerçekleşti.
 2 yorum yazıldı.
 Yeni Anket Ekle
 Sonuçları Göster
 Diğer Anketler

Ana Sayfa | Güncel Haberler | Foto Galeri | Video İzle | Forumlar | Online Müzik | Emlak İlanları | Firma Rehberi | Şarkı Sözleri | Sohbet Odamız
Sitemizedeki içerik izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
İletişim E-mail: info[at]webgemisi.com - GSM Tel: +90
Copyright ©2009-2011 Web Gemisi
Site Haritası | Kullanım Şartları | Gizlilik Politikası | İletişim
Design by Hostver Hosting Solutions
Sistem Version: 3.4.7 - SP: 0.4.0
Bu site en iyi 1024x768 px. çözünürlükte görüntülenir