25 Mayıs 2012, Cuma -  
  YENI ÜYELIK     ŞIFREMI UNUTTUM   Türkçe English 
Hostver Hosting Solutions
 Açılış Sayfam  Favorilere Ekle   RSS        
ANA SAYFA
   Online Oyunlar
Fier fıght Fier fıght
22.02.2010 - 03:15
Audi 3d Racing Audi 3d Racing
01.10.2010 - 02:17
Honda Jazz Hybird Honda Jazz Hybird
01.10.2010 - 02:20
Kartopu Kartopu
29.11.2010 - 14:58
Mud And Blood 2 Mud And Blood 2
29.11.2010 - 14:53
   Şiirler
 Gelenek Ve şair
No: 0134 - 06.11.2010 - 01:47
 V. Gök Gürültüsünün Dedikleri
No: 0127 - 06.11.2010 - 01:38
 Bakarsak
No: 0104 - 25.06.2010 - 21:14
 Seni Seviyorum Diyebilmenin Güzelliği...
No: 0036 - 19.02.2010 - 16:19
 Ahmet Oktay, İle, Söyleşi, Dünyanın, Dönüştürülmesi, Gerektiğine, İnanmak
No: 0120 - 06.11.2010 - 01:28
 Tümü   Yeni Şiir Ekle 
   E-Mail Listemiz
E-mail adresinizi ekleyin, sitemizdeki yeniliklerden ilk sizin haberiniz olsun!

Adınız Soyadınız:
E-mail adresiniz:
E-mail Ekle E-mail Çıkar
 

BU SİTE SATILIKTIR.
İLETİŞİM E-MAIL/MSN:
destek@hostver.com

    Türk ıslam ülküsü- ı / Bütün ... (Admin)       "kızıma Yaşam Koçluğu ... (ozlem)       Orta Karar Göğüs ıdeal! (ozlem)       "su ıçsem Yarıyor" Bahanesine ... (ozlem)       Genel Cilt Bakımı.... (ozlem)       Hangi Yiyecekler ... (ozlem)       Kırışıklıklar ıçin Doğal ... (ozlem)       Demet Akalın Hakkında Bilgi (Admin)       Gökhan Türkmen Hakkında Bilgi ... (Admin)       Borusan ıstanbul Filarmoni ... (Admin)         
   Ilhan Berk İle Söyleşi Türk şiir Tarihi Bakir Bir Topraktır*


Ilhan Berk İle Söyleşi Türk şiir Tarihi Bakir Bir Topraktır*

Söyleşi:Doğan Hızlan

Şiir üstüne çok yazı yazdınız, şiir kavramı, şiir kuramı çalışmaları deyince İlhan Berk adı geliyor aklımıza. Bu yazılar şiirinizin bir tür oluşum güncesi sayılabilir mi?

Her insan uğraşı üstüne düşünür, bundan doğal birşey olamaz. Bir çilingir, bir kunduracı, bir marangoz uğraşısının gizleri ne denli-kendisinden önce gelenlerce-saptanmış olursa olsun, yine de düşünmekten kendini alıkoyamaz. Bilinenin dışına çıkmak için yeni düğümler, yeni ilmikler, yeni çözüm yolları arar. Bu bir yaratıcıysa, daha da kaçınılmaz olur bu. Nedeni de binlerce yolun içinden kendi yolunu kendi çizecektir. Bunun başka bir çıkar yolu yoktur. Üstelik, bunu ta baştan yapmak zorundadır. Orada gidip gelecektir çünkü, orasını ekip biçecek, böylece de: 'Ben bu dünyadan geçtim!' diyecektir. Bir ozanın, bir yaratıcının bunu diyebilmesi için de, bu yolun gerçekten onun olması, üstüne tapulaması gerekir. Bunsuz bir yaratıcının varlığı çok su götürür. Dahası, yoktur. Her ozanın ölüm-kalım sorunu önce burda yatar.

Her ozan gibi ben de işin başında kendi kazacağım yolu düşündüm. Bunun için de benden önceki yolları inceledim, taşları, kumu, çakılı nasıl karacağımı, onları nasıl dökeceğimi araştırdım. Böylece o bildiğiniz yolu döktüm. Şiir öğretilmez, öğrenilmez: Bulunur. Böyle diyorum, çünkü her ozan kendi tarlasını kendi kazar, ordan çıkardığı da başka kimseninkine benzemez. Toprağın birçok damarlarından yararlanarak kendi alışımını ortaya çıkarır. Ben: 'Yalnız ozanların öğretmeni yoktur.' derken, bunu söylemek istemişimdir. Bugün 'şiir kavramı, şiir kuramı' diye, şiir üstüne yazdığım yazılara baktığımda, şiiri çok değişik anladığımı anlattığımı görüyorum. Ama bu çoğunlukla yazdığım yazılara böyledir. Şiirimde öyle sanıldığı gibi büyük değişikler yok gibi geliyor bana. Aslında, 'kuram' bir ozanın yazdığı, şiirlerinin koyduğu kurumda aranmalıdır. Ondan çıkarılmalıdır: Söylediklerinden, yazdıklarından değil. 'Ne kadar kuram varsa, o kadar ozan vardır' sözü de bu yüzden doğrudur. Her ozan hayatına, şiirine baktığında çok değişik yollardan geçtiğini sanabilir ama, esasta bu yol tektir, ve de bu kendine çizdiği-baştanberi- yoldan başka birşey değildir. Ya da bu bana böyle görünüyor.

Şiir çizginiz değişimler gösterdi. Özellikle İkinci Yeni diye adlandırılan akımın da savunucuları arasında sayılıyorsunuz. İkinci Yeni neydi, böyle bir akım var mıydı? Türk şiirine yararı mı oldu zararı mı?

Şiir bir dil sorunsalıdır. Dili bulmadır. Dili bulmakda, yine onunla gide gele, yıkana, yoğrula olur. Bir şiirin koyduğu değişik çizgiler özle biçimden çok yine 'şiir dili' dediğimiz, her ozanın dilinde kendini belli eder. Başlangıçta bu dilin girip çıkmadığı çukur, oyuk, yol, tepe yok gibidir. Yöresini araştırma, toprağını bulma çabasının ta kendisidir bu. Giderek, kendi seçmesini yapar dil. Ayrıkotlarını temizler, girip çıktığı çıkmaz sokakları bırakır, kokladığı, kazdığı su yollarını bir kıyıya iter, sonunda deltasına yerleşir, sınırını çizer, otağını kurar. Bir ozanın şiir çizgisinin değişikliği dediğimiz bu dildir işte. Sizin benim şiir çizgimin değişiklikler gösterdiğini söylemeniz de bundan başka bir şey değildir sanırım. Öte yandan, her ozanda açık-kapalı bunu görebiliriz. İkinci Yeni'ye gelince, Türk şiir tarihi hiç kimsenin merakını çekmemiş bir topraktır. Ne irdelenmiş, ne de üstüne eğilinmiştir. Bakir bir toprak olduğu için de herkes üstüne birşeyler söyleyegelmiştir. Bir gün Türk şiiri incelendiğinde İkinci Yeni'nin Türk şiirinde ayrı bir damar olduğu anlaşılacaktır. Bunca zengin olan eski şiirimiz, Tanzimatla -onu izleyen bütün yenileşme çabaları da gözönünde bulundurulduğunda- Cumhuriyetle büyük çizgiler ko gelmiş değildir. Cumhuriyet şiiri, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Nâzım Hikmet demektir. Topu topu üç çizgidir yani. Orhan Veli, ve arkadaşlarıyla bir dördüncü çizgi gündeme girmiştir.

İyice bakılırsa İkinci Yeni'nin bir beşinci çizgi olduğu görülecektir. İkinci Yeni'nin koyduğu bu beşinci çizgidir. Şiirimizi 'teşrih masasına' yatırma, onu havalandırmadır bu. Bugün Nâzım Hikmet şiiri değişik biçimde de olsa-bir alt gelenek olarak vardır. Sürdürülmektedir. Bu aşılmış değildir. Onun yörüngesinde dönmektedir. Orhan Veli, Oktay Rifat, Melih Cevdet şiiri, böyle bir gelenek koymamıştır. Ama bir ara yol olarak açıktır. İkinci Yeni'ye gelince, elbet o da baştaki gibi kalmamış, değişmiştir, ama bir çizgidir o şiirimizde. Giderek alanını daha da genişletmektedir. Bundan kimsenin kuşkusu olmamalı. Nâzım Hikmet'in koyduğu şiirle hesaplaşa, çarpışa, yeni sularla yıkanarak, yeni boyutlar edinerek sürüyor. İkinci Yeni'nin bir akım olduğunu söylemeye herkes korkuyor. Akım ne sanılıyor? Bir ulusun şiirini 'allakbullak edip, yalnız onun egemen olması mı? Dünya şiir tarihinde böyle bir şey yoktur. Akım, bir ulusun şiirinde yeni bir çizgi demektir. Bazı ozanların bir çağa parmak kaldırmasıdır. Öte yandan, İkinci Yeni, bugün -başlangıcı düşünürsek- giderek kendi toprağını bulma yolundadır da. Ağababasının Ahmet Haşim olduğunu hergün daha bir anlamadadır. Köksüz değildir yani.

Değişkenlik gösteren şiirlerinizin ana çizgisini saptayabilir misiniz?

Ben şiirimi değiştirecek büyük yaşamalar, büyük inişler çıkışlar yaşamadım diye düşünürüm kendimi. Şiirle gittim geldim ben. Asıl alış-verişim onunla oldu. Onunla dövüştüm, cebelleştim, yattım kalktım. Bir değişiklik koyuyorsa, bu cebelleşmenin değişikliğidir bu. Şiirimin ana çizgisini saptamak her ne kadar benim işim değilse de, dilde, dili kullanışımda aranmalıdır bu. Özün bende baştan beri pek değiştiği kanısında değilim. Öz gibi, biçim değişikliklerinede uğramamıştır şiirim. Değişik gibi görünen biçimler, özler dilden gelmektedir, dilin kullanış biçiminden diye düşünüyorum. Ben bir dil simyacısıyım. Tek gerecim o. Her yerde onu ararım. Evliya Çelebi'ye, Hammer'e, Katip Çelebi'ye, Batuta'ya daha nicelerine düşüşüm, fermanlara, araç gereç kitaplarına, el ilanlarına değin uzanışım bundandır hep. Çağların diliyle yıkanmak isterim. Benim dil anlayışım böyle bir gelenek kurar. Böylece bu elimdeki dille iki üç elle yazarım. Şiirimin değişik çizgiler koyması bundandır, dilin kullanılış biçiminden gelir. Elbette yaşamımdaki acıları, sevinçleri, bir yana attığımı, onların bir öz-biçim alışverişini oluşturmadığını söyleyecek değilim. Ama egemenlik hep dildedir, yansırsa ordan yansır bu. Konular, özler pek değişmez bende. Yıllardır seviler, kent yaşamları, doğa, insan görüleri olmuştur konularım. Değişkenlik hep dili kullanışımdan, kimi onun üstüne üstüne yürüyüşümden, kimi uyumumdan, kimi onu silmek istememden gelmiştir. Dilin beli nerde gelmişse, ben ordayımdır. Tek elle yazmak sıkar beni. Bu yüzden sık sık el değiştiririm. Dilin sıfır noktasına dönerim çoğunlukla. Bir yıldır elli ot üstünde çalıştım. On yıldır da bu elli otu nasıl anlatabilirim diye düşündüm. Dili bulunca bir yılda tamamlandı bu. Otlarla gide gele, onlarla yata kalka başlayan bu serüven; ancak dili bulduğumda tamamlandı. Şifalı Otlar Kitabı'nın yaşamı da bu dil serüveninden başka bir şey değildir. Şimdi de bu yolculuğu hayvanlara, sulara, madenlere, kuşlara, böceklere, taşlara değin sürdürmek istiyorum. Şifalı Otlar Kitabı'nı yazarken öyle bir yere geldim ki, nesnel bir algı, imge koymayan hiçbir sözcük beni ilgilendirmez oldu. Çağrışımlar, kavramlar, simgeler, (şiirin bu kanser sözcükleri) yokoluverdiler. Dokunulmayan hiçbir nesneye bakamaz oldum.

Bugün Türk şiirinin vardığı düzeyi yeterli buluyor musunuz? Bugünkü Türk Şiir geleneğimizden yararlanabiliyor mu? Yararlanıyorsa nasıl, yararlanmıyorsa neden?

Sevgili Doğan Hızlan, 'Bugünkü Türk şiirinin vardığı düzeyi yeterli buluyor musunuz?' diye bir soru bana göre değil. Yanıtı çoktan: Hayır, hayır elbet. Türk şiirinin geleneğinden yararlanıyor muyuza gelince: Duralım burda biraz. Büyük bir şiir olan eski şiirimiz, Fransız, İngiliz, Alman şiiri gibi bir gelenek koymaz. Ben geleneği dile çok bağlı diye düşünürüm. Tarihi, ekini, düşünü bir yana atmam ama, onları da dilin içinde düşündüğüm için bizim bir Fransız, Alman, İngiliz şiiri gibi bir geleneğimiz yoktur. Bir Fransız Villon'dan, bir İngiliz Chaucer'dan bir Alman Goethe'den yararlanırken, biz aynı biçimde eski şiirimizden yararlanamayız. Biz hâlâ elimizdeki gereci (dili) yoğurmakla, onu kurmakla cebelleşiyoruz. Gelenekten ben dili anlıyorum dediğim zaman bunu söylemek istiyorum. Salah Birsel'le biz bir zamanlar eski şiirimizden nasıl yararlanırız diye düşündüğümüzde, ben eski şiirimizden, ondaki sesten yola çıkmayı öne sürmüştüm. Bunun için de bir zaman eski şiirimizden beyitler ezberleyip, o sesleri şiirimizde kullanmaya çalıştık'. Bir ulusun düşünce tarihi şiirdeki seslere yansır diye düşünüyorduk. Bu yaklaşımı bir yana atmamak gereğini duyduk. Bugün de bunun geçerliliğini ileri sürebilirim. Gelenekten biz böyle yararlanabiliriz derim, yararlanabilirsek. Aslında biz kendi geleneğimizi kendi kuran o yıldızlar kümeleriyiz. Bizim göğümüz boş. Bir Ahmet Haşim, bir Yahya Kemal, bir Nâzım bunda bize yardımcı olabilir diyorum. Onların bir çizgileri vardır çünkü. Oraları kazmalıyız derim, oralardan çıkaracağımızla yetinelim demiyorum elbet; ama ben önümüzde onları görüyorum gelenek diye. hepsi bu...

*(Gösteri , Ağustos 1981
 Şair:  İsimsiz
 Tarih:  06.11.2010 - 01:30
 Ekleyen:   Admin
 Kategori:  Söyleşiler
    0 Beğenmedim  Beğendim 0  Yazdır
 Bu şiir 121 defa gösterildi.
 Şairin diğer şiirleri
 Rüyamda
 Edip Cansever´le Yaşamı Besleyen ölüm üstüne*
 Öyle İçimdesin ki...
 Seni Seviyorum
 Adam gibi adam olmak...

        Tavsiye Et
Etiketler: ilhan berk, söyleşi, türk, şiir, tarihi, bakir, bir, topraktır ,

Yorum Yazın:
  İsim (Zorunlu)
  E-mail Adresi (Zorunlu/Görünmez)
  
:Ü :) :D :O :P ;) :-# 8-| :( :S :$ :-| :@ 8o| :'( :Z :Ğ :A
 karakter kaldı. Yorum'a cevap eklendiğinde bilgi istiyorum.
   Etiketler
basina  dökümünde  maaşlarındaki  kazanın  bagina  şüpheli  bbg  kavga4  utangaç  öğrencilerine  açıklamalar  kızılay  bşb.  basketbolu  moda  hatırlarsın  dedi?  motodrag  yankesici  müzesi  “fazıl  lale  kira  ciplak pozları  bitirdi!  çekildi  haşhaş  alıyor  aysel  nakli  çık git  için  forlandan  dedi!  emrenin  ayrilmayalim  ulaşıma  türkiye  paylaşım  kalmayacak!  avantaj  silahlarını  ünlülerin  altin  caz  gençlerimiz  burası  maskot  kendinden  geçtiler  hayvanlar  bom  güz  kaldırdı  düello  dergiler  starla  ılıcak  bana sor  sıcak  konyaspor  istemedi!  advocaat  hsky  işçisi  hayranına  ellerimi  davutoğlu  depresyon  gelse  şişlenmiş  yağmurun  hakkari’de  polisine  abdullah gül 
 
   
Toplam Kayıt : 1,254
Toplam Kayıt : 531
Toplam Kayıt : 0
Toplam Kayıt : 32
Foto Galeri Video Galeri Seri İlanlar Kent Rehberi Anketler Site Haritası Künye İletişim
   Video Haber

Bbg Brezilya Evinden Sahne !!

Bu Gol Kaçırma Tarihe Geçer (video)
Tümünü Göster ]
   Haber Foto Galeri

Göğüs Farkıyla şöhret Olanlar
Tümünü Göster ]
   Videolar
Fatmagülün Suçu Ne Tecavüz Sahnesi  Fatmagülün Suçu Ne Tecavüz Sahnesi
Diziler
Saw4 müzik süper korku gerilim katliam  Saw4 müzik süper korku gerilim katliam
Korkunç Videolar
Bayanlar Bayılcak Buna  Bayanlar Bayılcak Buna
İlginç Videolar
Ezel Dizisi ( Kıraç-yaşayamam Artık )  Ezel Dizisi ( Kıraç-yaşayamam Artık )
Müzik Videoları ve Mp3
Işte Neşeli Bir Penti Kızı!  Işte Neşeli Bir Penti Kızı!
Sağlık & Güzellik
   Anketler
Sitemiz Hakkında Düşünceleriniz?
Kategori: Karışık
 Çok Güzel!
 Güzel!
 Fena Değil!
 İdare Eder!
 Çözemedim!

 2,160 katılım gerçekleşti.
 12 yorum yazıldı.
 Yeni Anket Ekle
 Sonuçları Göster
 Diğer Anketler

Ana Sayfa | Güncel Haberler | Foto Galeri | Video İzle | Forumlar | Online Müzik | Emlak İlanları | Firma Rehberi | Şarkı Sözleri | Sohbet Odamız
Sitemizedeki içerik izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
İletişim E-mail: info[at]webgemisi.com - GSM Tel: +90
Copyright ©2009-2011 Web Gemisi
Site Haritası | Kullanım Şartları | Gizlilik Politikası | İletişim
Design by Hostver Hosting Solutions
Sistem Version: 3.4.7 - SP: 0.4.0
Bu site en iyi 1024x768 px. çözünürlükte görüntülenir